ANA SAYFAAna Sayfa   BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri   BAĞLANTILARBağlantılar   SİTE HARİTASISite Haritası   SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama          ENGLISHEnglish        Üye Girişi

     01 TEMMUZ 2022 , CUMA

 

Çalışma Raporu

Gazete Pedi

Yayınlar

Gazete ÇMO

Gazete ÇMO
SAYI: 2018/Ocak

Tüm Sayılar »

 
 

Çevre Bilim ve Teknoloji

Çevre Bilim ve Teknoloji
SAYI: 2019/MAYIS 16

Tüm Sayılar »

 
 

Öğrenci Bülteni

Öğrenci Bülteni
SAYI: Ocak-Şubat 2012 2

Tüm Sayılar »

 
 

 
 » KİTAPLAR

 
KURAKLIK VE SU KANUNU ÇALIŞTAYI

Tüm Kitaplar »

 
 

BASINA VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

    Yayına Giriş Tarihi: 22.05.2014  Güncellenme Zamanı: 22.05.2014 12:29:12  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 22.05.2014 12:28:58

SOMA’YI DENETLEYEMEYEN AKP, TMMOB’YE BAĞLI ODALARI İDARİ VE MALİ AÇIDAN DENETLEME KARARLARINI ÜÇLEDİ

Tüm uyarılarımıza rağmen, Madencilik Yasası`nda, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası`nda yapmadığı düzenlemeler, eksik denetimler, yalnızca kar hırsıyla özel sektöre devredilen işletmelerle Soma`da 301 kişinin ölümüne yol açan AKP iktidarı, TMMOB`ye bağlı Odaları mali ve idari denetim yönünden bakanlıklara bağlama kararlarını tamamladı. 

Bugünkü Resmi Gazete`de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile TMMOB`ye bağlı Odaların tamamının idari ve mali denetimi bakanlıklarca paylaşılmış oldu.  

7 Kasım 2013 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Orman Mühendisleri Odası`nın idari ve mali denetimi Orman ve Su İşleri Bakanlığı`na verilmişti. 

17 Aralık 2013 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Çevre Mühendisleri, Elektrik Mühendisleri, Harita ve Kadastro Mühendisleri, İç Mimarlar, İnşaat Mühendisleri, Jeofizik Mühendisleri, Jeoloji Mühendisleri, Makina Mühendisleri, Mimarlar, Peyzaj Mimarları ve Şehir Plancıları Odası üzerinde idari ve mali denetim Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmişti. 

Şimdi de; 22 Mayıs 2014 tarihli 29007 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Bilgisayar Mühendisleri, Fizik Mühendisleri, Kimya Mühendisleri ile Tekstil Mühendisleri Odaları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı`nın; Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri ile Gemi Mühendisleri Odaları Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı`nın; Gıda Mühendisleri ile Ziraat Mühendisleri Odaları Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nın; Maden Mühendisleri, Metalurji Mühendisleri ile Petrol Mühendisleri Odaları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`nın; Meteoroloji Mühendisleri Odası da Orman ve Su İşleri Bakanlığı`nın idari ve mali denetimine verilmiş. 

Adı geçen üç bakanlar kurulu kararı Anayasa`ya aykırıdır.  

1954 yılında kurulan TMMOB ve Odaların kuruluş yasası olan 6235 sayılı yasaya, 1982 Anayasası`nın 135. maddesindeki "kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları"na dair düzenlemelere bağlı olarak 1983 yılında 66 ve 85 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle ek maddeler getirilmiştir. Bu düzenlemelerde bir yandan meslek odalarına kamu tüzel kişiliği tanınırken diğer yandan merkezi idarenin denetimini öngören hükümlere yer verilmiştir. Bunun nedeni ise, meslek odalarının demokratik yönetimin vazgeçilmez unsuru olan baskı grupları içinde yer almalarıdır. O günkü anlayış ile meslek kuruluşları, kamu hukuku kural ve usulleri çerçevesinde "idare" çatısı altında yerinden yönetim kuruluşu olarak tariflenirken, "idarenin bütünlüğü" ilkesi çerçevesinde merkezi idareyle karşılıklı bağlarının kurulması öngörülmüştür.  

Anayasa`nın 135. maddesine göre organları kendi üyeleri tarafından seçimle göreve gelen, işlerini yerinden yönetim esaslarına göre yürüten meslek kuruluşları; "Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir" hükmüyle aynı zamanda merkezi yönetimin vesayet denetimine tabi kılınmıştır.   

Buna bağlı olarak da meslek kuruluşlarına ilişkin yasalarda çeşitli değişiklik ve ek düzenlemelere gidilmiştir. 6235 sayılı yasanın Ek-3 maddesinde; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği üzerinde, Bayındırlık Bakanlığınca; ihtisas dallarına göre, Odalar üzerinde ise, ilgili bakanlıklarca idari ve mali denetim yapılır. İlgili Bakanlıklar; Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile tespit edilir" şeklinde sınırları çizilmemiş bir denetim yetkisi getirilmiş, ancak otuz yıl zarfında ilgili bakanlığın tespitine ilişkin herhangi bir Bakanlar Kurulu kararı alınmamıştır.  

6235 sayılı yasaya eklenen Ek-4 maddede "İlgili Bakanlıkların bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Birlik ve Oda organlarının karar ve işlemleri hakkındaki tasarruflarına, Birliğin ve Odaların görevli organları tarafından uyulması zorunludur. İlgili Bakanlığın tasarruflarını kanuni bir sebep olmaksızın yerine getirmeyen veya eski kararda direnme niteliğinde yeni bir karar veren veya yasanın zorunlu kıldığı işlemleri Bakanlığın uyarısına rağmen yerine getirmeyen Birlik ve Oda organları hakkında da yukarıdaki fıkralar (yargı kararıyla organların görevlerine son verme) hükümleri uygulanır" denilmekteyse de; ne bu maddede ne de yasanın diğer maddelerinde Bakanlığın Birlik ve Oda organlarının karar ve işlemleri üzerindeki tasarruflarının çerçevesi, sınırları ve usulleri belirlenmemiştir.  

Oysa Anayasa hükmü çok açık olup; idari ve mali denetime ilişkin kuralların "yasayla belirlenmesi" gerekmektedir. Yine merkezi idarenin vesayet yetkisinin söz konusu olduğu mahalli idarelerin düzenlendiği 127. maddede de; "Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir." denilerek böyle bir denetimin esas ve usullerinin "yasayla belirlenmesi" gerektiği hususuna işaret edilmektedir. 

Merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşlarının "işlemleri" üzerindeki yetkileri yerinden yönetimin özerkliğini ve bağımsızlığını ortadan kaldıracak nitelikte olamaz. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, merkezi idarenin denetimini sıkı kurallara bağlamış ve yerel yönetimlerin kendi faaliyet ve iş alanlarında sadece Anayasa`ya ve yasalara uygunluk denetimine olanak tanımış ve yerindelik denetimini yasaklamıştır.  

İdari vesayet yetkisi kural değil, bir istisnadır. Yani "bütün işlem ve kararların Bakanlıkça incelemeye alınarak denetlenmesi" gibi bir idari denetim söz konusu değildir. Konusunun ve usulünün mutlaka yasayla belirlenmesi gerekmektedir. Öğretide, idari vesayetin emir ve talimat verme veya yerine geçerek işlem tesis etme şeklinde kullanılamayacağı; yetkinin "bir kısım işlemlerin yürürlüğü konusunda onay vermek, onayı reddetmek, değiştirerek onamak" gibi usullerle kullanılacağı kabul edilmektedir. Bir kez daha belirtmek gerekirse bu yetkiler ancak yasanın öngördüğü hallerde ve usullerde kullanılabilir. Ancak 6235 Sayılı Kanun`da Birlik ve Odalar üzerinde Bakanlığın hangi usul ve esaslara göre denetim yetkisine sahip olduğuna ilişkin hiçbir düzenleme yer almamaktadır.  

TMMOB`ye bağlı Odaların idari ve mali denetimini yapacak Bakanlıkları belirlemek üzere Bakanlar Kurulu kararı alınarak, usulleri ve koşulları tarifleyen yasal düzenlemeler olmadan bu yetkinin kullanılması olanaklı değildir. İdari ve mali denetimin esas ve usulleri, kuralları yasayla belirlenmeden, sadece Bakanlar Kurulu kararına dayalı olarak Bakanlıkça herhangi bir denetim yapılması Anayasa`ya aykırıdır. 

Birliğimiz ve bağlı odalarımız bu çerçevede adı geçen Bakanlar Kurulu kararlarını yargıya taşıyacaktır.

 

Mehmet Soğancı

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı


Okunma Sayısı: 95

Tüm TMMOB BASIN AÇIKLAMALARI »

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.