ANA SAYFAAna Sayfa   BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri   BAĞLANTILARBağlantılar   SİTE HARİTASISite Haritası   SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama          ENGLISHEnglish        Üye Girişi

     22 OCAK 2021 , CUMA

 

Çalışma Raporu

Gazete Pedi

Yayınlar

Gazete ÇMO

Gazete ÇMO
SAYI: 2018/Ocak

Tüm Sayılar »

 
 

Çevre Bilim ve Teknoloji

Çevre Bilim ve Teknoloji
SAYI: 2019/MAYIS 16

Tüm Sayılar »

 
 

Öğrenci Bülteni

Öğrenci Bülteni
SAYI: Ocak-Şubat 2012 2

Tüm Sayılar »

 
 

 
 » KİTAPLAR

 
KURAKLIK VE SU KANUNU ÇALIŞTAYI

Tüm Kitaplar »

 
 

SULAK ALANLAR ARTIK KORUMASIZ (CUMHURİYET)

    Yayına Giriş Tarihi: 07.04.2014  Güncellenme Zamanı: 07.04.2014 10:02:28  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 07.04.2014 10:02:17

AKP`DEN ÇEVREYE BİR DARBE DAHA. SULAK ALANLAR YÖNETMELİĞİ DE SİL BASTAN DEĞİŞTİRİLDİ

MUSTAFA ÇAKIR ANKARA - Su kuşlarının kuluçka yaptığı, konakladığı veya kışladığı alanlar ile nadir ve nesli tehlikedeki kuş türlerinin üreme bölgelerini kapsayan "mutlak koruma bölgelerine" ilişkin dikkat çeken bir özel değişikliğe gidildi. Yönetmelikteki "Bu mülkiyet alanların zorunlu kuşkusu olmadıkça özel mülkiyete konu olmaması esastır" ifadesi soru işareti yarattı. Böylece nesli tehlikedeki kus türleri için yasamsal öneme sahip alanların özel mülkiyete konu olmasına da kapı aralandı.

Dört zorlu engel 

Çevreye ilişkin kararlan eleştiri konusu olan hükümet, yine tartışmalı bir değişikliğe imza attı. Sulak Alanlar Yönetmeliği sil baştan değiştirildi. Bir alanm "sulak alan" olarak belirlenebilmesi iyice zorlaştınldı. Bunun için tam 4 aşamanın geçilmesi öngörüldü. Ayrıca sulak alanlardaki "tampon bölgelerde" açılacak taş ocakları, hidroelektrik santral projeleri, motorlu taşıt, çimento üretimi, evsel atık transfer istasyonu kurulması gibi faaliyetlerde ÇED süreci usul ve esaslannı bakanlığın belirleyeceği tek bir raporla sınırlandırılarak devre dışı bırakıldı. 

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği dün Resmi Gazete‘de yayımlandı. Eski yönetmelikle karşılaştırıldığında ise çevre için tartışma yaratacak sonuçlar ortaya çıktı. Kuru dereler yönetmelik kapsammdan çıkarıldı. 

Arazi ve su kullanım planlamalarında, sulak alanların işlev ve değerlerinin korunması "esas" olmaktan çıkarılarak "gözetimle" sınırlandırıldı. 

Yönü bile değiştirilebilecek Sulak alanları besleyen akarsular ile yüzey sularının yönlerinin izin alınmak şartıyla değiştirilmesinin önü açıldı. 

Sazlık alanlarda ekonomik ve ticari önemi olan bitki türlerinin kesimine izin verildi. Sulak alanların belirlenmesinde de değişikliğe gidildi. Bir alanın ulusal öneme sahip sulak alan olup olmadığının belirlenmesi için 4 aşamanın geçilmesi gerekecek. Önce Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından etüt ve envanter raporu hazırlanacak. Bu rapor atama ile gelen bürokratların çoğunlukta olduğu "mahalli komisyona" sunulacak. Mahalli komisyon onay verirse dosya bakanlığa gidecek. Bakanlık da onay verirse dosya bu kez çoğunluğunu bakanlıklardan gelen temsilcilerin oluşturduğu Ulusal Sulak Alan Komisyonu‘na gelecek. Bu kurul da alanm sulak alan olduğunu kabul ederse dosya yeniden bakanlığa iletilecek. Son olarak bakanlık bölgeyi sulak alan olarak tescil ve ilan edecek. 

Komisyonda da değişiklik Mahalli öneme sahip sulak alanm belirlenmesinde ise önce bakanlık tarafmdan hazırlanan rapor mahalli komisyonda görüşülecek. Sonra Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü‘nün onay ma sunulacak. Genel müdürlüğün de onay vermesi halinde alanm sınırlan tespit edilecek. 

Aynca Ulusal Sulak Alan Komisyonu‘ndan Kültür Varlıklan ve Müzeler Genel Müdürü‘nün çıkanlması da dikkat çekti. 

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğfu, yönetmelikle sulak alanların yok olacağına vurgu yaptı. 

Sulak alanların "ulusal önemi haiz sulak alanlar" ve "mahalli önemi haiz sulak alanlar" olarak ikiye ayrıldığına dikkat çeken Bozoğlu, "mahalli önemi haiz sulak alanların", Uluslararası Önemi Haiz Sulak Alanlar Sözleşmesinin (RAMSAR) kapsamına girmediğini belirtti, "Sulak alanın ulusalı, mahallisi olmaz" diyen Bozoğlu, yönetmelikle "mahalli önemi haiz sulak alanların" koruma bölgeleri kapsamının dışına çıkarıldığını da vurguladı. Bozoğlu, bu alanlarda imar çalışmaları yapılabileceğini, rantın, talanın hukuki zemininin tamamlandığını bildirdi. İstanbul için planlanan 3. havalimanı projesinin 2.5 milyon ağacın, 70 sulak alanın, 8 derenin yok edilmesine neden olacağına işaret eden Bozoğlu, "Bu sulak alanlar, ‘mahalli önemi haiz‘ olarak tanımlanmakta ve yapılaşmaya açılması kolaylaştırılmaktadır. Bozoğlu, düzenlemenin iptali için dava açacaklarını bildirdi.  


Okunma Sayısı: 234

Tüm Basında Odamız »

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.